Kalabalıklar içindeyiz ama yalnızız.
Çok konuşuyoruz ama az anlaşılıyoruz.
Her şeye yetişiyoruz ama hayata yetişemiyoruz.
Peki neyi kaybettik?
İhtimamı…
“Pür İhtimam” modern dünyanın hızlı temposu içinde unuttuğumuz edebi, nezaketi ve öz saygıyı yeniden hatırlatmak, zarafetin en sağlam duruş olduğunu göstermek için kaleme alındı.
Sultan II. Abdülhamid Han’ın torunu Nilhan Osmanoğlu bu eserde, Osmanlı irfanından süzülen zarafet anlayışını bugünün insanıyla buluşturuyor.
Adab-ı muaşereti sadece bir görgü kuralı olarak değil; hayata bakış biçimi, insana yaklaşma ahlakı ve kişilik inşası olarak ele alıyor. Sofrada, sokakta, ailede, ilişkilerde, kriz anlarında ve gündelik hayatta… Nerede durulacağını, ne zaman konuşulacağını, ne zaman susulacağını; en önemlisi de kendine ve başkasına nasıl saygı duyulacağını anlatıyor.
Eğer siz de hayatınıza biraz daha itidal, ilişkilerinize biraz daha incelik, kendinize ve sevdiklerinize biraz daha ihtimam katmak istiyorsanız bu kitap size eşlik etmeye hazır!
Kalabalıklar içindeyiz ama yalnızız.
Çok konuşuyoruz ama az anlaşılıyoruz.
Her şeye yetişiyoruz ama hayata yetişemiyoruz.
Peki neyi kaybettik?
İhtimamı…
“Pür İhtimam” modern dünyanın hızlı temposu içinde unuttuğumuz edebi, nezaketi ve öz saygıyı yeniden hatırlatmak, zarafetin en sağlam duruş olduğunu göstermek için kaleme alındı.
Sultan II. Abdülhamid Han’ın torunu Nilhan Osmanoğlu bu eserde, Osmanlı irfanından süzülen zarafet anlayışını bugünün insanıyla buluşturuyor.
Adab-ı muaşereti sadece bir görgü kuralı olarak değil; hayata bakış biçimi, insana yaklaşma ahlakı ve kişilik inşası olarak ele alıyor. Sofrada, sokakta, ailede, ilişkilerde, kriz anlarında ve gündelik hayatta… Nerede durulacağını, ne zaman konuşulacağını, ne zaman susulacağını; en önemlisi de kendine ve başkasına nasıl saygı duyulacağını anlatıyor.
Eğer siz de hayatınıza biraz daha itidal, ilişkilerinize biraz daha incelik, kendinize ve sevdiklerinize biraz daha ihtimam katmak istiyorsanız bu kitap size eşlik etmeye hazır!