“Bugün gelinen noktada, Türkiye'nin derin bir kutuplaşma yaşadığı ve duygusal olarak üçe bölündüğü açıkça görülmektedir. Bu durumun taşıdığı temel tehlike, ekonomi politikaları, dış politika ve kültür gibi modern siyaset alanlarında farklılaşabilecek iki yapının (sağ ve sol) yerini, binlerce yıla dayanan dini, etnik ve milliyetçi ayrımların almasıdır. Bu tür ayrışmalar, ülkenin bütünlüğünü tehdit ederek potansiyel bir bölünmeye yol açabilir. Bizler, ülkenin bölünmesine karşı çıkarak, Türkiye'de yaşayan her kesimin insan haklarına uygun şekilde birinci sınıf yurttaş muamelesi görmesini, yargının herkese eşit uygulanmasını ve kültürel haklarının tanınarak diline ve kültürüne saygı duyulmasını savunduk. Zamanında ‘bölücülük’ olarak nitelendirilen ve suçlandığımız bu yaklaşım, aslında demokratik, daha bütünleşmiş, çağdaş, gelişmiş ve herkesin refahına yönelik bir Türkiye inşa etme çabasıydı. Son dönemlerde Türkiye üç kutbu bir araya getirmenin formülleri ile çalkalanıyor. Ama bu geçmişe göre daha zor ve karmaşık yollardan geçmeyi gerektiriyor. Halbuki iş hiç bu noktalara gelmeyebilirdi.”
Zülfü Livaneli
“Bugün gelinen noktada, Türkiye'nin derin bir kutuplaşma yaşadığı ve duygusal olarak üçe bölündüğü açıkça görülmektedir. Bu durumun taşıdığı temel tehlike, ekonomi politikaları, dış politika ve kültür gibi modern siyaset alanlarında farklılaşabilecek iki yapının (sağ ve sol) yerini, binlerce yıla dayanan dini, etnik ve milliyetçi ayrımların almasıdır. Bu tür ayrışmalar, ülkenin bütünlüğünü tehdit ederek potansiyel bir bölünmeye yol açabilir. Bizler, ülkenin bölünmesine karşı çıkarak, Türkiye'de yaşayan her kesimin insan haklarına uygun şekilde birinci sınıf yurttaş muamelesi görmesini, yargının herkese eşit uygulanmasını ve kültürel haklarının tanınarak diline ve kültürüne saygı duyulmasını savunduk. Zamanında ‘bölücülük’ olarak nitelendirilen ve suçlandığımız bu yaklaşım, aslında demokratik, daha bütünleşmiş, çağdaş, gelişmiş ve herkesin refahına yönelik bir Türkiye inşa etme çabasıydı. Son dönemlerde Türkiye üç kutbu bir araya getirmenin formülleri ile çalkalanıyor. Ama bu geçmişe göre daha zor ve karmaşık yollardan geçmeyi gerektiriyor. Halbuki iş hiç bu noktalara gelmeyebilirdi.”
Zülfü Livaneli