Kendime, İstanbul'a, Kadınlara Dair

Stok Kodu:
9786253696221
Sayfa Sayısı:
312
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
21,80
Temin süresi 6-9 iş günü
9786253696221
503083
Kendime, İstanbul'a, Kadınlara Dair
Kendime, İstanbul'a, Kadınlara Dair
21.8

“İstanbul ve aşk, altın ve gölge dolayımında birbirlerine dönüşür, birer altın ve gölge olurlar.”
Hilmi Yavuz, bu kitabında okuru kendi iç dünyasının, İstanbul'un kaybolan sokaklarının felsefi derinliklerine davet ediyor. Bir yanda annesinin lavanta çiçeği kokan anılarıyla dolu ceviz sandığı, diğer yanda babasıyla Kocamustafapaşa'da peşine düştükleri o mistik sümbül kokusu... Şairin kaleminde İstanbul, sadece bir şehir değil, her sokağı bir şiir, her köşesi bir “gizem” olarak yeniden canlanıyor.
Kendime, İstanbul'a, Kadınlara Dair; çocukluk günlerinin “radyo ve bisiklet” heyecanından Kabataş Erkek Lisesi'nin “keşhanelerinde” okunan Dostoyevski sayfalarına uzanan bir bellek yolculuğu. Hilmi Yavuz, yıkılan Park Otel'in hüznünü, “kadın-erkek söylemi” üzerine yaptığı derin analizleri ve “insanileşen” eski eşyaların hatırasını, entelektüel bir titizlikle bugüne taşıyor.
Çünkü bellektir, geçmiş bir yaşantının, bir an'ın hangi ezgiyle hatırlanacağını bilen... Bu yaşanan ve yeniden hatırlanan an'lar, bir hayatı sanki bir kumaşmış gibisine, baştan başa ve yeniden dokurlar.

“İstanbul ve aşk, altın ve gölge dolayımında birbirlerine dönüşür, birer altın ve gölge olurlar.”
Hilmi Yavuz, bu kitabında okuru kendi iç dünyasının, İstanbul'un kaybolan sokaklarının felsefi derinliklerine davet ediyor. Bir yanda annesinin lavanta çiçeği kokan anılarıyla dolu ceviz sandığı, diğer yanda babasıyla Kocamustafapaşa'da peşine düştükleri o mistik sümbül kokusu... Şairin kaleminde İstanbul, sadece bir şehir değil, her sokağı bir şiir, her köşesi bir “gizem” olarak yeniden canlanıyor.
Kendime, İstanbul'a, Kadınlara Dair; çocukluk günlerinin “radyo ve bisiklet” heyecanından Kabataş Erkek Lisesi'nin “keşhanelerinde” okunan Dostoyevski sayfalarına uzanan bir bellek yolculuğu. Hilmi Yavuz, yıkılan Park Otel'in hüznünü, “kadın-erkek söylemi” üzerine yaptığı derin analizleri ve “insanileşen” eski eşyaların hatırasını, entelektüel bir titizlikle bugüne taşıyor.
Çünkü bellektir, geçmiş bir yaşantının, bir an'ın hangi ezgiyle hatırlanacağını bilen... Bu yaşanan ve yeniden hatırlanan an'lar, bir hayatı sanki bir kumaşmış gibisine, baştan başa ve yeniden dokurlar.
Kapat
Trustpilot