Boğaz'ın Kıyameti

Stok Kodu:
9786253696184
Sayfa Sayısı:
304
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
19,40
Temin süresi 6-9 iş günü
9786253696184
507187
Boğaz'ın Kıyameti
Boğaz'ın Kıyameti
19.4
1979'da Independenta tankerinin Boğaz'da yanışı günlerce sürer.
Göğe yükselen duman, denize yayılan petrol ve kıyıya vuran is…
Bu yangın yalnızca bir gemiyi değil, bir dönemin güven duygusunu
da yakar. Arap Şakir, geçimini denizden sağlayan bir balıkçı olarak
felaketin en somut yüzüyle karşılaşır: kirlenen su, azalan balık, zorlaşan
hayat. Kartal ise bu kararan göğün altında dolaşan bir tanıktır;
denizin üstündeki değişimi, kıyıdaki telaşı, insanların yüzündeki
dönüşümü sessizce izler.
Boğaz'ın Kıyameti, “Independenta Faciası”nı merkezine alarak Boğaz'ın
kıyısında şekillenen bir hesaplaşmayı anlatıyor. Doğanın hoyratça
kullanılışını, felaket anında açığa çıkan çıkar ilişkilerini, devletin
ve toplumun reflekslerini; insanın fırsat karşısındaki gerçek yüzünü
gösteriyor. Yanan tanker söner, petrol zamanla dağılır; ama Boğaz'ın
hafızasında ve insanların içindeki tortu kolay kolay silinmez.
Haydarpaşa'ya doğru sürüklenen tankerden yayılan, İstanbul kasımının
ayazını hükümsüz kılan ve ancak cehennemde olabilecek bir sıcaklığı
hem bedeniyle hem ruhuyla hissetti. Neden yaptığını bilemeden
gökyüzüne tekrar baktığında, İstanbul semalarının günbatımı gibi
kıpkızıl kana bulandığını gördü; Boğaz'ın suları mürekkep olsa, yine
de bu gördüklerini anlatmaya yetmeyeceğini düşündü.
1979'da Independenta tankerinin Boğaz'da yanışı günlerce sürer.
Göğe yükselen duman, denize yayılan petrol ve kıyıya vuran is…
Bu yangın yalnızca bir gemiyi değil, bir dönemin güven duygusunu
da yakar. Arap Şakir, geçimini denizden sağlayan bir balıkçı olarak
felaketin en somut yüzüyle karşılaşır: kirlenen su, azalan balık, zorlaşan
hayat. Kartal ise bu kararan göğün altında dolaşan bir tanıktır;
denizin üstündeki değişimi, kıyıdaki telaşı, insanların yüzündeki
dönüşümü sessizce izler.
Boğaz'ın Kıyameti, “Independenta Faciası”nı merkezine alarak Boğaz'ın
kıyısında şekillenen bir hesaplaşmayı anlatıyor. Doğanın hoyratça
kullanılışını, felaket anında açığa çıkan çıkar ilişkilerini, devletin
ve toplumun reflekslerini; insanın fırsat karşısındaki gerçek yüzünü
gösteriyor. Yanan tanker söner, petrol zamanla dağılır; ama Boğaz'ın
hafızasında ve insanların içindeki tortu kolay kolay silinmez.
Haydarpaşa'ya doğru sürüklenen tankerden yayılan, İstanbul kasımının
ayazını hükümsüz kılan ve ancak cehennemde olabilecek bir sıcaklığı
hem bedeniyle hem ruhuyla hissetti. Neden yaptığını bilemeden
gökyüzüne tekrar baktığında, İstanbul semalarının günbatımı gibi
kıpkızıl kana bulandığını gördü; Boğaz'ın suları mürekkep olsa, yine
de bu gördüklerini anlatmaya yetmeyeceğini düşündü.
Kapat
Trustpilot