9786258770933
509308
https://www.kitap.nl/dokuzluklar-ucuncu-dokuzluk.htm
Dokuzluklar Üçüncü Dokuzluk
17.1
Okur bu kitapta ne bulacak?
Yazgıyı, yıldızların gerçekten bir şey yapıp yapmadığını, kötülüğün nereden geldiğini, payımıza düşen ilâhı, aşkı, maddenin kayıtsızlığını, ebediyetle zamanı ve her şeyin hedeflediği seyri ele alırken evreni bir zorunluluk zinciri değil, her oyuncunun kendi sesini kattığı bir sahne kılan ve o sahnenin gerisinde, akletmenin bile ötesinde duran bire çıkan bir soruşturmayı.
Plotinos, Dokuzluklar'ın bu üçüncü cildinde nedenler zincirini sonuna dek izler ama zincirin insanı boğmasına izin vermez. Yıldızların yazgıyı yapmadığını, yalnızca okunacak bir yazı gibi işaret ettiğini, ruhun ise kendi itkisinin sahibi olduğunu, dolayısıyla bir şeylerin gerçekten bize bağlı kaldığını temellendirir. Kötülüğü öngörünün bir kusuru saymaz. Onu iyinin eksikliği, evreni de kötü oyuncunun bile bütünün ahengine bir şey kattığı bir oyun gibi görür. Maddeyi verileni tutamayan, aldatıldıkça yine dilenen bir gölge, zamanı ise dinginlikte durmaya razı olmayan ruhun kendi eseri sayar. Aşkı kıtlıkla bolluğun çocuğu, doymak bilmez bir hedef sayar. Son iki risalede tüm kitabı tek bir yöne çevirir: Yapmak, seyrin zayıflamış halidir. Seyir de kendinde durmaz, çift olmayan ve hiçbir şeyi hedeflemeyen bire açılır. Okuru sonunda buna, kendi doğasının en iyisiyle oradakine temas etmeye çağırır.
Yazgıyı, yıldızların gerçekten bir şey yapıp yapmadığını, kötülüğün nereden geldiğini, payımıza düşen ilâhı, aşkı, maddenin kayıtsızlığını, ebediyetle zamanı ve her şeyin hedeflediği seyri ele alırken evreni bir zorunluluk zinciri değil, her oyuncunun kendi sesini kattığı bir sahne kılan ve o sahnenin gerisinde, akletmenin bile ötesinde duran bire çıkan bir soruşturmayı.
Plotinos, Dokuzluklar'ın bu üçüncü cildinde nedenler zincirini sonuna dek izler ama zincirin insanı boğmasına izin vermez. Yıldızların yazgıyı yapmadığını, yalnızca okunacak bir yazı gibi işaret ettiğini, ruhun ise kendi itkisinin sahibi olduğunu, dolayısıyla bir şeylerin gerçekten bize bağlı kaldığını temellendirir. Kötülüğü öngörünün bir kusuru saymaz. Onu iyinin eksikliği, evreni de kötü oyuncunun bile bütünün ahengine bir şey kattığı bir oyun gibi görür. Maddeyi verileni tutamayan, aldatıldıkça yine dilenen bir gölge, zamanı ise dinginlikte durmaya razı olmayan ruhun kendi eseri sayar. Aşkı kıtlıkla bolluğun çocuğu, doymak bilmez bir hedef sayar. Son iki risalede tüm kitabı tek bir yöne çevirir: Yapmak, seyrin zayıflamış halidir. Seyir de kendinde durmaz, çift olmayan ve hiçbir şeyi hedeflemeyen bire açılır. Okuru sonunda buna, kendi doğasının en iyisiyle oradakine temas etmeye çağırır.
Okur bu kitapta ne bulacak?
Yazgıyı, yıldızların gerçekten bir şey yapıp yapmadığını, kötülüğün nereden geldiğini, payımıza düşen ilâhı, aşkı, maddenin kayıtsızlığını, ebediyetle zamanı ve her şeyin hedeflediği seyri ele alırken evreni bir zorunluluk zinciri değil, her oyuncunun kendi sesini kattığı bir sahne kılan ve o sahnenin gerisinde, akletmenin bile ötesinde duran bire çıkan bir soruşturmayı.
Plotinos, Dokuzluklar'ın bu üçüncü cildinde nedenler zincirini sonuna dek izler ama zincirin insanı boğmasına izin vermez. Yıldızların yazgıyı yapmadığını, yalnızca okunacak bir yazı gibi işaret ettiğini, ruhun ise kendi itkisinin sahibi olduğunu, dolayısıyla bir şeylerin gerçekten bize bağlı kaldığını temellendirir. Kötülüğü öngörünün bir kusuru saymaz. Onu iyinin eksikliği, evreni de kötü oyuncunun bile bütünün ahengine bir şey kattığı bir oyun gibi görür. Maddeyi verileni tutamayan, aldatıldıkça yine dilenen bir gölge, zamanı ise dinginlikte durmaya razı olmayan ruhun kendi eseri sayar. Aşkı kıtlıkla bolluğun çocuğu, doymak bilmez bir hedef sayar. Son iki risalede tüm kitabı tek bir yöne çevirir: Yapmak, seyrin zayıflamış halidir. Seyir de kendinde durmaz, çift olmayan ve hiçbir şeyi hedeflemeyen bire açılır. Okuru sonunda buna, kendi doğasının en iyisiyle oradakine temas etmeye çağırır.
Yazgıyı, yıldızların gerçekten bir şey yapıp yapmadığını, kötülüğün nereden geldiğini, payımıza düşen ilâhı, aşkı, maddenin kayıtsızlığını, ebediyetle zamanı ve her şeyin hedeflediği seyri ele alırken evreni bir zorunluluk zinciri değil, her oyuncunun kendi sesini kattığı bir sahne kılan ve o sahnenin gerisinde, akletmenin bile ötesinde duran bire çıkan bir soruşturmayı.
Plotinos, Dokuzluklar'ın bu üçüncü cildinde nedenler zincirini sonuna dek izler ama zincirin insanı boğmasına izin vermez. Yıldızların yazgıyı yapmadığını, yalnızca okunacak bir yazı gibi işaret ettiğini, ruhun ise kendi itkisinin sahibi olduğunu, dolayısıyla bir şeylerin gerçekten bize bağlı kaldığını temellendirir. Kötülüğü öngörünün bir kusuru saymaz. Onu iyinin eksikliği, evreni de kötü oyuncunun bile bütünün ahengine bir şey kattığı bir oyun gibi görür. Maddeyi verileni tutamayan, aldatıldıkça yine dilenen bir gölge, zamanı ise dinginlikte durmaya razı olmayan ruhun kendi eseri sayar. Aşkı kıtlıkla bolluğun çocuğu, doymak bilmez bir hedef sayar. Son iki risalede tüm kitabı tek bir yöne çevirir: Yapmak, seyrin zayıflamış halidir. Seyir de kendinde durmaz, çift olmayan ve hiçbir şeyi hedeflemeyen bire açılır. Okuru sonunda buna, kendi doğasının en iyisiyle oradakine temas etmeye çağırır.
Hollanda & Belçika €59,- üstü kargo bedava
Almanya & Fransa €69,- üstü kargo bedava
Diğer Avrupa ülkeleri için bu sınır €99,-
Hollanda’nın ilk Türk Kitabevinden Avrupa’nın her ülkesine ✨
Aradığınız kitabı bulamadınız mı? WhatsApp hattımız üzerinden bize yazın, sizin için temin edelim ✨