Dipte

Stok Kodu:
9789751050076
Sayfa Sayısı:
240
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
14,70
Temin süresi 6-9 iş günü
9789751050076
502638
Dipte
Dipte
14.7
"Unvanlarını yan yana yazmaya kalksan dünyadan aya yol olacak adamlar, en büyük dalkavuk yarışmasında canlı canlı birbirini çiğniyordu. Bu hallerini çoluk çocukları, torun torbaları görür de utanır diye hiç endişe etmiyorlardı. Kafalarını tokuştura tokuştura akıllarını kaybetmiş, birbirlerinin kopyası olup çıkmışlardı. Öpüşe yalaşa yüz hatları silinmiş, ifadeleri kaybolmuş, güneşin altında sarı sarı parlayan bir koca salkım sultaniye üzümüne dönmüşlerdi. İcap ettiğinde muazzam bir ahenkle hep beraber ağlıyorlar, işaret verildiğinde kusursuz bir koro misali hep bir ağızdan gülüyorlardı."
1908'ler, 1960'lar, 1980'ler… Temmuzlar, mayıslar, eylüller… Bitmeyen, tükenmeyen işaretli aylar, yıllar… Ortadoğu'da mı Balkanlar'da mı, Asya'da mı Avrupa'da mı olduğuna bir türlü karar veremeyen kafası karışık bir ülkenin kafası çok daha karışık insanları… Her gün biraz daha kirlenen, biraz daha korkunçlaşan politik atmosferde batağa saplanmış yazarlar, yayıncılar, yapımcılar, sinemacılar…
Murat Uyurkulak, bir toplumun ne kadar dibe inebileceğini test ediyor bu romanda. Daha aşağısı olmaz dedikçe biraz daha derinleşen bir çukuru anlatıyor. Yakın tarihin karanlığından güncelin zifiri karanlığına, elbirliğiyle mahvedilmiş güzel bir ülkeye el sallıyor…
Dipte, bir masanın etrafına toplanmış, hepsi birbirinden “derin” bir grup adamın çevirdikleri bir filmin “sıra dışı” hikâyesi.
"Unvanlarını yan yana yazmaya kalksan dünyadan aya yol olacak adamlar, en büyük dalkavuk yarışmasında canlı canlı birbirini çiğniyordu. Bu hallerini çoluk çocukları, torun torbaları görür de utanır diye hiç endişe etmiyorlardı. Kafalarını tokuştura tokuştura akıllarını kaybetmiş, birbirlerinin kopyası olup çıkmışlardı. Öpüşe yalaşa yüz hatları silinmiş, ifadeleri kaybolmuş, güneşin altında sarı sarı parlayan bir koca salkım sultaniye üzümüne dönmüşlerdi. İcap ettiğinde muazzam bir ahenkle hep beraber ağlıyorlar, işaret verildiğinde kusursuz bir koro misali hep bir ağızdan gülüyorlardı."
1908'ler, 1960'lar, 1980'ler… Temmuzlar, mayıslar, eylüller… Bitmeyen, tükenmeyen işaretli aylar, yıllar… Ortadoğu'da mı Balkanlar'da mı, Asya'da mı Avrupa'da mı olduğuna bir türlü karar veremeyen kafası karışık bir ülkenin kafası çok daha karışık insanları… Her gün biraz daha kirlenen, biraz daha korkunçlaşan politik atmosferde batağa saplanmış yazarlar, yayıncılar, yapımcılar, sinemacılar…
Murat Uyurkulak, bir toplumun ne kadar dibe inebileceğini test ediyor bu romanda. Daha aşağısı olmaz dedikçe biraz daha derinleşen bir çukuru anlatıyor. Yakın tarihin karanlığından güncelin zifiri karanlığına, elbirliğiyle mahvedilmiş güzel bir ülkeye el sallıyor…
Dipte, bir masanın etrafına toplanmış, hepsi birbirinden “derin” bir grup adamın çevirdikleri bir filmin “sıra dışı” hikâyesi.
Kapat
Trustpilot