Soygun

Stok Kodu:
9786258521245
Sayfa Sayısı:
224
Basım Tarihi:
2026-04
16,90
DİKKAT! Ön Sipariş Ürünüdür. 06.04.2026 tarihinden sonra teslim edilebilecektir.
9786258521245
500942
Soygun
Soygun
16.9

“Serpintili yağmur ve sert rüzgâr altında sadaret landosu Bab-ı Hümayun’dan dörtnala girdi.

Ayasofya müezzinleri akşam ezanını okuyordu; Haydin kurtuluşa!... Kurtulabilecek miydi acaba? Daha üç saat evvel çıktığı kapıdan tekrar girerken içindeki duygular karmakarışıktı. Cuma selamlığından sonra Sultan Mahmut Hazretleri başının ağrıdığından şikâyetle bir parça istirahat edeceğini söylemiş, o da Paşakapısı’na dönmüştü. Padişahı düşündü. Zavallı adam, tek başına bir ülkeyi ayakta tutmaya çalışıyordu. Mektepler açtırıyor, ıslahatlar yaptırıyor, ülkeyi kalkındırmaya çalışıyordu. Ama zaman, mutsuz insanlar zamanıydı. Halkı fikren çatlamış, herkes birbirine çemkirir olmuştu. Devlet aleyhine çalışan şer şebekeleri her yandaydı. Yüzyıllarca ülkenin şanı ve şerefi olmuş Hacı Bektaş’ın kutsal kazanı yine devrilmiş, ordu ile millet karşı karşıya gelmişti.”

1826 sonbaharının puslu günleri… Zindanda bir müderris, arastada bir mücellit, Kapalıçarşı’da bir elmastıraş. Sarayın en değerli mücevherini çalmaları gerekiyor. Bir cündîye ihtiyaçları var, bir de hırsıza…
Peki ya hırsız âşık ise?!..

Nefesler kesen bir macera; İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…

“Serpintili yağmur ve sert rüzgâr altında sadaret landosu Bab-ı Hümayun’dan dörtnala girdi.

Ayasofya müezzinleri akşam ezanını okuyordu; Haydin kurtuluşa!... Kurtulabilecek miydi acaba? Daha üç saat evvel çıktığı kapıdan tekrar girerken içindeki duygular karmakarışıktı. Cuma selamlığından sonra Sultan Mahmut Hazretleri başının ağrıdığından şikâyetle bir parça istirahat edeceğini söylemiş, o da Paşakapısı’na dönmüştü. Padişahı düşündü. Zavallı adam, tek başına bir ülkeyi ayakta tutmaya çalışıyordu. Mektepler açtırıyor, ıslahatlar yaptırıyor, ülkeyi kalkındırmaya çalışıyordu. Ama zaman, mutsuz insanlar zamanıydı. Halkı fikren çatlamış, herkes birbirine çemkirir olmuştu. Devlet aleyhine çalışan şer şebekeleri her yandaydı. Yüzyıllarca ülkenin şanı ve şerefi olmuş Hacı Bektaş’ın kutsal kazanı yine devrilmiş, ordu ile millet karşı karşıya gelmişti.”

1826 sonbaharının puslu günleri… Zindanda bir müderris, arastada bir mücellit, Kapalıçarşı’da bir elmastıraş. Sarayın en değerli mücevherini çalmaları gerekiyor. Bir cündîye ihtiyaçları var, bir de hırsıza…
Peki ya hırsız âşık ise?!..

Nefesler kesen bir macera; İskender Pala’nın her zamanki yetkin kaleminden…

Kapat