Bu işlem için üye girişi yapmanız gerekiyor
9786050212358
510811
https://www.kitap.nl/oidipus-istenmeyen-cocuk-bilge-kral-surgun.htm
Oidipus İstenmeyen Çocuk - Bilge Kral - Sürgün
14.7
"Sırların en büyüğü insanın kendisidir."
İnsanlık tarihi, aynı zamanda kendi gerçeğini mitleştiren, saklayan ve her çağda yeniden keşfeden bir "ifşa" sürecidir. Bu sürecin en sarsıcı ve popüler duraklarından biri hiç şüphesiz Oidipus'tur. Babasını öldürüp annesiyle evlenen o "lanetli" kralın hikâyesi, yalnızca Freudyen bir karmaşa değil; aynı zamanda iktidarın doğasına, yasanın sınırlarına ve insan iradesinin kader karşısındaki çaresizliğine dair devasa bir laboratuvardır.
Suat Dülger, "Oidipus'tan içeride bir Oidipus daha vardı" diyerek çıktığı bu yolda; Kadmos'un Fenike'den getirdiği alfabe ve diğer becerilerle kurulmuş Thebai'den, Sophokles'in sahnelerindeki siyasi gerilimlere, Antigone'nin adalet çığlığından modern dünyanın "uçurum insanlarına" kadar geniş bir perspektif sunuyor.
• Sfenks'in bilmecesi neden hâlâ güncel?
• Hukuk devleti ile tiranlık arasındaki ince çizgi nerede başlar?
• Oidipus, bir günahkâr mı yoksa toplumu arındıran bir kurban (pharmakos) mıydı?
Bu kitap, Sophokles'in trajik kahramanını antik çağın tozlu sayfalarından çıkarıp günümüzün siyasal ve sosyal krizlerine bir ayna olarak tutuyor. Oidipus'un körleşen gözlerinde aslında hakikatin nasıl inşa edildiğini görmek isteyenler için kapsamlı bir felsefi yapıt.
"Anlatılan senin hikâyendir ey insan..."
İnsanlık tarihi, aynı zamanda kendi gerçeğini mitleştiren, saklayan ve her çağda yeniden keşfeden bir "ifşa" sürecidir. Bu sürecin en sarsıcı ve popüler duraklarından biri hiç şüphesiz Oidipus'tur. Babasını öldürüp annesiyle evlenen o "lanetli" kralın hikâyesi, yalnızca Freudyen bir karmaşa değil; aynı zamanda iktidarın doğasına, yasanın sınırlarına ve insan iradesinin kader karşısındaki çaresizliğine dair devasa bir laboratuvardır.
Suat Dülger, "Oidipus'tan içeride bir Oidipus daha vardı" diyerek çıktığı bu yolda; Kadmos'un Fenike'den getirdiği alfabe ve diğer becerilerle kurulmuş Thebai'den, Sophokles'in sahnelerindeki siyasi gerilimlere, Antigone'nin adalet çığlığından modern dünyanın "uçurum insanlarına" kadar geniş bir perspektif sunuyor.
• Sfenks'in bilmecesi neden hâlâ güncel?
• Hukuk devleti ile tiranlık arasındaki ince çizgi nerede başlar?
• Oidipus, bir günahkâr mı yoksa toplumu arındıran bir kurban (pharmakos) mıydı?
Bu kitap, Sophokles'in trajik kahramanını antik çağın tozlu sayfalarından çıkarıp günümüzün siyasal ve sosyal krizlerine bir ayna olarak tutuyor. Oidipus'un körleşen gözlerinde aslında hakikatin nasıl inşa edildiğini görmek isteyenler için kapsamlı bir felsefi yapıt.
"Anlatılan senin hikâyendir ey insan..."
"Sırların en büyüğü insanın kendisidir."
İnsanlık tarihi, aynı zamanda kendi gerçeğini mitleştiren, saklayan ve her çağda yeniden keşfeden bir "ifşa" sürecidir. Bu sürecin en sarsıcı ve popüler duraklarından biri hiç şüphesiz Oidipus'tur. Babasını öldürüp annesiyle evlenen o "lanetli" kralın hikâyesi, yalnızca Freudyen bir karmaşa değil; aynı zamanda iktidarın doğasına, yasanın sınırlarına ve insan iradesinin kader karşısındaki çaresizliğine dair devasa bir laboratuvardır.
Suat Dülger, "Oidipus'tan içeride bir Oidipus daha vardı" diyerek çıktığı bu yolda; Kadmos'un Fenike'den getirdiği alfabe ve diğer becerilerle kurulmuş Thebai'den, Sophokles'in sahnelerindeki siyasi gerilimlere, Antigone'nin adalet çığlığından modern dünyanın "uçurum insanlarına" kadar geniş bir perspektif sunuyor.
• Sfenks'in bilmecesi neden hâlâ güncel?
• Hukuk devleti ile tiranlık arasındaki ince çizgi nerede başlar?
• Oidipus, bir günahkâr mı yoksa toplumu arındıran bir kurban (pharmakos) mıydı?
Bu kitap, Sophokles'in trajik kahramanını antik çağın tozlu sayfalarından çıkarıp günümüzün siyasal ve sosyal krizlerine bir ayna olarak tutuyor. Oidipus'un körleşen gözlerinde aslında hakikatin nasıl inşa edildiğini görmek isteyenler için kapsamlı bir felsefi yapıt.
"Anlatılan senin hikâyendir ey insan..."
İnsanlık tarihi, aynı zamanda kendi gerçeğini mitleştiren, saklayan ve her çağda yeniden keşfeden bir "ifşa" sürecidir. Bu sürecin en sarsıcı ve popüler duraklarından biri hiç şüphesiz Oidipus'tur. Babasını öldürüp annesiyle evlenen o "lanetli" kralın hikâyesi, yalnızca Freudyen bir karmaşa değil; aynı zamanda iktidarın doğasına, yasanın sınırlarına ve insan iradesinin kader karşısındaki çaresizliğine dair devasa bir laboratuvardır.
Suat Dülger, "Oidipus'tan içeride bir Oidipus daha vardı" diyerek çıktığı bu yolda; Kadmos'un Fenike'den getirdiği alfabe ve diğer becerilerle kurulmuş Thebai'den, Sophokles'in sahnelerindeki siyasi gerilimlere, Antigone'nin adalet çığlığından modern dünyanın "uçurum insanlarına" kadar geniş bir perspektif sunuyor.
• Sfenks'in bilmecesi neden hâlâ güncel?
• Hukuk devleti ile tiranlık arasındaki ince çizgi nerede başlar?
• Oidipus, bir günahkâr mı yoksa toplumu arındıran bir kurban (pharmakos) mıydı?
Bu kitap, Sophokles'in trajik kahramanını antik çağın tozlu sayfalarından çıkarıp günümüzün siyasal ve sosyal krizlerine bir ayna olarak tutuyor. Oidipus'un körleşen gözlerinde aslında hakikatin nasıl inşa edildiğini görmek isteyenler için kapsamlı bir felsefi yapıt.
"Anlatılan senin hikâyendir ey insan..."
Hollanda, Belçika & Almanya için kargo ücreti €4,95 | €59,- üzeri siparişlerde bedava
Fransa €69,- üstü kargo bedava
Diğer Avrupa ülkeleri için bu sınır €99,-
Hollanda’nın ilk Türk Kitabevinden Avrupa’nın her ülkesine ✨
Aradığınız kitabı bulamadınız mı? WhatsApp hattımız üzerinden bize yazın, sizin için temin edelim ✨