9789750536779
421010
https://www.kitap.nl/insan.htm
İnsan
14.2
İnsan nedir? İnsan olmayan nedir?
Amanda Rees ve Charlotte Sleigh ilk bakışta basit gibi
görünen ama cevaplamanın çok da kolay olmadığı bu
soruların peşine düşüyorlar. Tarihte, kültürde, mitolojide,
bilimde, sanatta ve siyasette insanın izini sürerek Öteki'nden
nerede ve nasıl ayrıldığına odaklanıyorlar. İnsanı hayvan,
hominini, makine, kadın, tanrı ve yabancıyla mukayese
ederek insan tanımının sınırlarının nasıl çizilebileceğine bir
yol arıyorlar. Bunu yaparken insanın içinde olduğu zamanın,
mekânın ve toplum yapısının öneminin ne denli belirleyici
olduğunu gösteriyorlar. İnsan, benzersizlik iddiası taşıyan bir
grubun, yani insanın tanımını yapmaya çalışmanın
zorluğunu yansıtırken, birey olarak insanın da neye
benzediğini bizzat kavramaya çalıştığını gösteren,
düşünmeye sevk eden bir eser.
“İnsanlığın, tanımlanması namümkün bir şey olduğunu ve
belki de türlerin sınırları içinde düşünülmemesi gerektiğini
ileri sürüyoruz. Aksine, içeriye alınan şeyin ya da kimsenin
muhteviyatına bakmadan, insanlığı çerçeveleyen bir kapsama
hareketi bu. İnsanlık –öyle bir şey varsa tabii– ne talep
edilebilir ne de bahşedilebilir, yalnızca kırılgan, geçici bir
takdimle, yani Öteki ile olan ilişkinin idrakiyle var olabilir.”
Amanda Rees ve Charlotte Sleigh ilk bakışta basit gibi
görünen ama cevaplamanın çok da kolay olmadığı bu
soruların peşine düşüyorlar. Tarihte, kültürde, mitolojide,
bilimde, sanatta ve siyasette insanın izini sürerek Öteki'nden
nerede ve nasıl ayrıldığına odaklanıyorlar. İnsanı hayvan,
hominini, makine, kadın, tanrı ve yabancıyla mukayese
ederek insan tanımının sınırlarının nasıl çizilebileceğine bir
yol arıyorlar. Bunu yaparken insanın içinde olduğu zamanın,
mekânın ve toplum yapısının öneminin ne denli belirleyici
olduğunu gösteriyorlar. İnsan, benzersizlik iddiası taşıyan bir
grubun, yani insanın tanımını yapmaya çalışmanın
zorluğunu yansıtırken, birey olarak insanın da neye
benzediğini bizzat kavramaya çalıştığını gösteren,
düşünmeye sevk eden bir eser.
“İnsanlığın, tanımlanması namümkün bir şey olduğunu ve
belki de türlerin sınırları içinde düşünülmemesi gerektiğini
ileri sürüyoruz. Aksine, içeriye alınan şeyin ya da kimsenin
muhteviyatına bakmadan, insanlığı çerçeveleyen bir kapsama
hareketi bu. İnsanlık –öyle bir şey varsa tabii– ne talep
edilebilir ne de bahşedilebilir, yalnızca kırılgan, geçici bir
takdimle, yani Öteki ile olan ilişkinin idrakiyle var olabilir.”
İnsan nedir? İnsan olmayan nedir?
Amanda Rees ve Charlotte Sleigh ilk bakışta basit gibi
görünen ama cevaplamanın çok da kolay olmadığı bu
soruların peşine düşüyorlar. Tarihte, kültürde, mitolojide,
bilimde, sanatta ve siyasette insanın izini sürerek Öteki'nden
nerede ve nasıl ayrıldığına odaklanıyorlar. İnsanı hayvan,
hominini, makine, kadın, tanrı ve yabancıyla mukayese
ederek insan tanımının sınırlarının nasıl çizilebileceğine bir
yol arıyorlar. Bunu yaparken insanın içinde olduğu zamanın,
mekânın ve toplum yapısının öneminin ne denli belirleyici
olduğunu gösteriyorlar. İnsan, benzersizlik iddiası taşıyan bir
grubun, yani insanın tanımını yapmaya çalışmanın
zorluğunu yansıtırken, birey olarak insanın da neye
benzediğini bizzat kavramaya çalıştığını gösteren,
düşünmeye sevk eden bir eser.
“İnsanlığın, tanımlanması namümkün bir şey olduğunu ve
belki de türlerin sınırları içinde düşünülmemesi gerektiğini
ileri sürüyoruz. Aksine, içeriye alınan şeyin ya da kimsenin
muhteviyatına bakmadan, insanlığı çerçeveleyen bir kapsama
hareketi bu. İnsanlık –öyle bir şey varsa tabii– ne talep
edilebilir ne de bahşedilebilir, yalnızca kırılgan, geçici bir
takdimle, yani Öteki ile olan ilişkinin idrakiyle var olabilir.”
Amanda Rees ve Charlotte Sleigh ilk bakışta basit gibi
görünen ama cevaplamanın çok da kolay olmadığı bu
soruların peşine düşüyorlar. Tarihte, kültürde, mitolojide,
bilimde, sanatta ve siyasette insanın izini sürerek Öteki'nden
nerede ve nasıl ayrıldığına odaklanıyorlar. İnsanı hayvan,
hominini, makine, kadın, tanrı ve yabancıyla mukayese
ederek insan tanımının sınırlarının nasıl çizilebileceğine bir
yol arıyorlar. Bunu yaparken insanın içinde olduğu zamanın,
mekânın ve toplum yapısının öneminin ne denli belirleyici
olduğunu gösteriyorlar. İnsan, benzersizlik iddiası taşıyan bir
grubun, yani insanın tanımını yapmaya çalışmanın
zorluğunu yansıtırken, birey olarak insanın da neye
benzediğini bizzat kavramaya çalıştığını gösteren,
düşünmeye sevk eden bir eser.
“İnsanlığın, tanımlanması namümkün bir şey olduğunu ve
belki de türlerin sınırları içinde düşünülmemesi gerektiğini
ileri sürüyoruz. Aksine, içeriye alınan şeyin ya da kimsenin
muhteviyatına bakmadan, insanlığı çerçeveleyen bir kapsama
hareketi bu. İnsanlık –öyle bir şey varsa tabii– ne talep
edilebilir ne de bahşedilebilir, yalnızca kırılgan, geçici bir
takdimle, yani Öteki ile olan ilişkinin idrakiyle var olabilir.”
Hollanda & Belçika €59,- üstü kargo bedava
Almanya & Fransa €69,- üstü kargo bedava
Diğer Avrupa ülkeleri için bu sınır €99,-
Hollanda’nın ilk Türk Kitabevinden Avrupa’nın her ülkesine ✨
Aradığınız kitabı bulamadınız mı? WhatsApp hattımız üzerinden bize yazın, sizin için temin edelim ✨