İkinci Yeni'den Sonra - Kanon Mücadelesi

Stok Kodu:
9789750540202
Sayfa Sayısı:
176
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
16,20
9789750540202
509368
İkinci Yeni'den Sonra - Kanon Mücadelesi
İkinci Yeni'den Sonra - Kanon Mücadelesi
16.2

Edebiyat alanı, metinlerin birbiriyle ilişkilendiği ve yazarların başka yazarları örnek alarak kendilerini kurduğu bir yapı gibi görülse de aynı zamanda tanınma ve kabul edilme uğraşının verildiği mücadeleyle de şekillenir. Bu daimi çatışmanın izini süren Kanon Mücadelesi'nde 1960'tan sonra şiir alanındaki “edebiyat savaşları” ele alınıyor. Nâzım Hikmet'in kitaplarının yeniden dolaşıma girdiği 1965'i bir milat kabul eden Yalçın Armağan, bu tarihten sonra İkinci Yeni ile Nâzım Hikmet'in kaderinin artık iç içe geçtiğini ve bunun kanon mücadelesini doğrudan belirlediğini iddia ediyor. 1980'lere gelindiğinde ise kanon ve tanınma mücadelesinin, merkez ve çeper ilişkilerini nasıl değiştirdiğini İlhan Berk, Asaf Hâlet Çelebi ve Gülten Akın gibi tekil örnekler üzerinden gösteriyor. Kanon Mücadelesi, 1960'tan 1990'lara uzanan nispeten kısa bir döneme odaklansa da ayrıntıları öne çıkararak Melih Cevdet Anday, Halkın Dostları, Cahit Zarifoğlu ve Turgut Uyar'a açılan hayli uzun bir yolun menzillerinde tek tek duruyor. Yöntemi, odaklandığı dönemin tarihsel etkilerini sunması, ayrıntıları ele alış biçimiyle görünenin ardındaki niyetlere ve endişelere işaret ederek farklı bir edebiyat tarihi anlatıyor.

Edebiyat alanı, metinlerin birbiriyle ilişkilendiği ve yazarların başka yazarları örnek alarak kendilerini kurduğu bir yapı gibi görülse de aynı zamanda tanınma ve kabul edilme uğraşının verildiği mücadeleyle de şekillenir. Bu daimi çatışmanın izini süren Kanon Mücadelesi'nde 1960'tan sonra şiir alanındaki “edebiyat savaşları” ele alınıyor. Nâzım Hikmet'in kitaplarının yeniden dolaşıma girdiği 1965'i bir milat kabul eden Yalçın Armağan, bu tarihten sonra İkinci Yeni ile Nâzım Hikmet'in kaderinin artık iç içe geçtiğini ve bunun kanon mücadelesini doğrudan belirlediğini iddia ediyor. 1980'lere gelindiğinde ise kanon ve tanınma mücadelesinin, merkez ve çeper ilişkilerini nasıl değiştirdiğini İlhan Berk, Asaf Hâlet Çelebi ve Gülten Akın gibi tekil örnekler üzerinden gösteriyor. Kanon Mücadelesi, 1960'tan 1990'lara uzanan nispeten kısa bir döneme odaklansa da ayrıntıları öne çıkararak Melih Cevdet Anday, Halkın Dostları, Cahit Zarifoğlu ve Turgut Uyar'a açılan hayli uzun bir yolun menzillerinde tek tek duruyor. Yöntemi, odaklandığı dönemin tarihsel etkilerini sunması, ayrıntıları ele alış biçimiyle görünenin ardındaki niyetlere ve endişelere işaret ederek farklı bir edebiyat tarihi anlatıyor.
Kapat