9786250064689
508833
https://www.kitap.nl/gobi-haci-mehmet.htm
Gobi - Hacı Mehmet
12.3
Bir toplumun aynası, yalnızca meydanlarda değil, meyhane masalarında da görülür.
Kimi erkekler gençliklerinde kabadayılıkla, efelenmeyle hayatı tüketir; meyhaneleri mekân edinir. Ama yıllar geçip de meydanların gürültüsü dindiğinde, geriye ne ekmek ne de onur kalır.
Toplum, bir yandan bu kabadayılıkları besler; güçlü görünene alkış tutar, suskun kalana değer vermez. Kadınlar ise çoğu kez bir çıkış yolu bulamaz, kaderlerini başka bir erkeğe bağlamak zorunda kalır. Bir kadının yuva kurmaya çalışması da, bir kabadayının yıkıntılar arasındaki çaresizliği de bu düzenin eseridir.
Bu hikâye; bireysel bir çöküşü anlatmaktan çok, kenara itilmiş hayatların ve görmezden gelinen bir düzenin eleştirisidir.
Kimi erkekler gençliklerinde kabadayılıkla, efelenmeyle hayatı tüketir; meyhaneleri mekân edinir. Ama yıllar geçip de meydanların gürültüsü dindiğinde, geriye ne ekmek ne de onur kalır.
Toplum, bir yandan bu kabadayılıkları besler; güçlü görünene alkış tutar, suskun kalana değer vermez. Kadınlar ise çoğu kez bir çıkış yolu bulamaz, kaderlerini başka bir erkeğe bağlamak zorunda kalır. Bir kadının yuva kurmaya çalışması da, bir kabadayının yıkıntılar arasındaki çaresizliği de bu düzenin eseridir.
Bu hikâye; bireysel bir çöküşü anlatmaktan çok, kenara itilmiş hayatların ve görmezden gelinen bir düzenin eleştirisidir.
Bir toplumun aynası, yalnızca meydanlarda değil, meyhane masalarında da görülür.
Kimi erkekler gençliklerinde kabadayılıkla, efelenmeyle hayatı tüketir; meyhaneleri mekân edinir. Ama yıllar geçip de meydanların gürültüsü dindiğinde, geriye ne ekmek ne de onur kalır.
Toplum, bir yandan bu kabadayılıkları besler; güçlü görünene alkış tutar, suskun kalana değer vermez. Kadınlar ise çoğu kez bir çıkış yolu bulamaz, kaderlerini başka bir erkeğe bağlamak zorunda kalır. Bir kadının yuva kurmaya çalışması da, bir kabadayının yıkıntılar arasındaki çaresizliği de bu düzenin eseridir.
Bu hikâye; bireysel bir çöküşü anlatmaktan çok, kenara itilmiş hayatların ve görmezden gelinen bir düzenin eleştirisidir.
Kimi erkekler gençliklerinde kabadayılıkla, efelenmeyle hayatı tüketir; meyhaneleri mekân edinir. Ama yıllar geçip de meydanların gürültüsü dindiğinde, geriye ne ekmek ne de onur kalır.
Toplum, bir yandan bu kabadayılıkları besler; güçlü görünene alkış tutar, suskun kalana değer vermez. Kadınlar ise çoğu kez bir çıkış yolu bulamaz, kaderlerini başka bir erkeğe bağlamak zorunda kalır. Bir kadının yuva kurmaya çalışması da, bir kabadayının yıkıntılar arasındaki çaresizliği de bu düzenin eseridir.
Bu hikâye; bireysel bir çöküşü anlatmaktan çok, kenara itilmiş hayatların ve görmezden gelinen bir düzenin eleştirisidir.
Hollanda & Belçika €59,- üstü kargo bedava
Almanya & Fransa €69,- üstü kargo bedava
Diğer Avrupa ülkeleri için bu sınır €99,-
Hollanda’nın ilk Türk Kitabevinden Avrupa’nın her ülkesine ✨
Aradığınız kitabı bulamadınız mı? WhatsApp hattımız üzerinden bize yazın, sizin için temin edelim ✨