9786259619446
509090
https://www.kitap.nl/devleti-nasil-dusunduler.htm
Devleti Nasıl Düşündüler
34.1
Bu kitap yeni bir araştırma alanı açıyor. "Siyasal akımlar" etiketiyle örtülmüş, böylece kuramsal zenginliği gözlerden kaçırılmış olan, Türk Devlet Kuramları adını verebileceğimiz yeni bir araştırma alanı.
Yeni alanın hepimiz için çok tanıdık olan düşünürleri, çeşitli ideopolitik çemberlere kapatılmış durumdalar. O nedenle ya 'mürit'lerine ya 'muarız'larına bolca rastlarız. Ama bu düşünürlere ne yandaşları ne karşıtları haklarını teslim edebilmişlerdir. Örneğin İbrahim Kafesoğlu Türk-İslam Sentezine, Hikmet Kıvılcımlı Marksistliğe kapatılmıştır; böylece Kafesoğlu'nun devlet kuramına getirdiği göçebe-bozkır ikilemesi de Kıvılcımlı'nın tarih tezinin aynı zamanda devlet kuramı olduğu da zor seçilir. Ya da örneğin: Ziya Gökalp'in, devleti, egemenlik değil "iktidar" olarak tanımladığını ayırdetmiş olan yok gibidir.
Bu kitap, baskın Batılı ya da İslamcı devlet kuramlarının taklidi olmak yerine, başka bir düşünce atölyemiz olduğunu gösteriyor. Türk devlet olgusuna atanan üç farklı kök varsayımını görülür kılıyor; bunların asyatiklik/feodallik, despotiklik, kerimlik nitelendirmelerine içsel olarak nasıl bağlandıklarını araştırıyor. Sınıflandırıyor, birbirine kapanmış çemberleri açıyor, büyük bir düşünce haritası sunuyor. En önemlisi kendi düşünce dünyamıza ona değer veren gözlerle, bilimsel yöntemle bakma daveti yapıyor.
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Yeni alanın hepimiz için çok tanıdık olan düşünürleri, çeşitli ideopolitik çemberlere kapatılmış durumdalar. O nedenle ya 'mürit'lerine ya 'muarız'larına bolca rastlarız. Ama bu düşünürlere ne yandaşları ne karşıtları haklarını teslim edebilmişlerdir. Örneğin İbrahim Kafesoğlu Türk-İslam Sentezine, Hikmet Kıvılcımlı Marksistliğe kapatılmıştır; böylece Kafesoğlu'nun devlet kuramına getirdiği göçebe-bozkır ikilemesi de Kıvılcımlı'nın tarih tezinin aynı zamanda devlet kuramı olduğu da zor seçilir. Ya da örneğin: Ziya Gökalp'in, devleti, egemenlik değil "iktidar" olarak tanımladığını ayırdetmiş olan yok gibidir.
Bu kitap, baskın Batılı ya da İslamcı devlet kuramlarının taklidi olmak yerine, başka bir düşünce atölyemiz olduğunu gösteriyor. Türk devlet olgusuna atanan üç farklı kök varsayımını görülür kılıyor; bunların asyatiklik/feodallik, despotiklik, kerimlik nitelendirmelerine içsel olarak nasıl bağlandıklarını araştırıyor. Sınıflandırıyor, birbirine kapanmış çemberleri açıyor, büyük bir düşünce haritası sunuyor. En önemlisi kendi düşünce dünyamıza ona değer veren gözlerle, bilimsel yöntemle bakma daveti yapıyor.
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Bu kitap yeni bir araştırma alanı açıyor. "Siyasal akımlar" etiketiyle örtülmüş, böylece kuramsal zenginliği gözlerden kaçırılmış olan, Türk Devlet Kuramları adını verebileceğimiz yeni bir araştırma alanı.
Yeni alanın hepimiz için çok tanıdık olan düşünürleri, çeşitli ideopolitik çemberlere kapatılmış durumdalar. O nedenle ya 'mürit'lerine ya 'muarız'larına bolca rastlarız. Ama bu düşünürlere ne yandaşları ne karşıtları haklarını teslim edebilmişlerdir. Örneğin İbrahim Kafesoğlu Türk-İslam Sentezine, Hikmet Kıvılcımlı Marksistliğe kapatılmıştır; böylece Kafesoğlu'nun devlet kuramına getirdiği göçebe-bozkır ikilemesi de Kıvılcımlı'nın tarih tezinin aynı zamanda devlet kuramı olduğu da zor seçilir. Ya da örneğin: Ziya Gökalp'in, devleti, egemenlik değil "iktidar" olarak tanımladığını ayırdetmiş olan yok gibidir.
Bu kitap, baskın Batılı ya da İslamcı devlet kuramlarının taklidi olmak yerine, başka bir düşünce atölyemiz olduğunu gösteriyor. Türk devlet olgusuna atanan üç farklı kök varsayımını görülür kılıyor; bunların asyatiklik/feodallik, despotiklik, kerimlik nitelendirmelerine içsel olarak nasıl bağlandıklarını araştırıyor. Sınıflandırıyor, birbirine kapanmış çemberleri açıyor, büyük bir düşünce haritası sunuyor. En önemlisi kendi düşünce dünyamıza ona değer veren gözlerle, bilimsel yöntemle bakma daveti yapıyor.
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Yeni alanın hepimiz için çok tanıdık olan düşünürleri, çeşitli ideopolitik çemberlere kapatılmış durumdalar. O nedenle ya 'mürit'lerine ya 'muarız'larına bolca rastlarız. Ama bu düşünürlere ne yandaşları ne karşıtları haklarını teslim edebilmişlerdir. Örneğin İbrahim Kafesoğlu Türk-İslam Sentezine, Hikmet Kıvılcımlı Marksistliğe kapatılmıştır; böylece Kafesoğlu'nun devlet kuramına getirdiği göçebe-bozkır ikilemesi de Kıvılcımlı'nın tarih tezinin aynı zamanda devlet kuramı olduğu da zor seçilir. Ya da örneğin: Ziya Gökalp'in, devleti, egemenlik değil "iktidar" olarak tanımladığını ayırdetmiş olan yok gibidir.
Bu kitap, baskın Batılı ya da İslamcı devlet kuramlarının taklidi olmak yerine, başka bir düşünce atölyemiz olduğunu gösteriyor. Türk devlet olgusuna atanan üç farklı kök varsayımını görülür kılıyor; bunların asyatiklik/feodallik, despotiklik, kerimlik nitelendirmelerine içsel olarak nasıl bağlandıklarını araştırıyor. Sınıflandırıyor, birbirine kapanmış çemberleri açıyor, büyük bir düşünce haritası sunuyor. En önemlisi kendi düşünce dünyamıza ona değer veren gözlerle, bilimsel yöntemle bakma daveti yapıyor.
Prof. Dr. Birgül Ayman Güler
Hollanda & Belçika €59,- üstü kargo bedava
Almanya & Fransa €69,- üstü kargo bedava
Diğer Avrupa ülkeleri için bu sınır €99,-
Hollanda’nın ilk Türk Kitabevinden Avrupa’nın her ülkesine ✨
Aradığınız kitabı bulamadınız mı? WhatsApp hattımız üzerinden bize yazın, sizin için temin edelim ✨