Coğrafyanın Çocukları – Ortadoğu’da Milliyetçiliklerin Benzer Hikâyesi

Stok Kodu:
9786059555814
Sayfa Sayısı:
192
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
13,30
Temin süresi 6-9 iş günü
9786059555814
507419
Coğrafyanın Çocukları – Ortadoğu’da Milliyetçiliklerin Benzer Hikâyesi
Coğrafyanın Çocukları – Ortadoğu’da Milliyetçiliklerin Benzer Hikâyesi
13.3
Coğrafyanın Çocukları, görünürde birbirine düşman, hatta birbirini inkâr eden Ortadoğu milliyetçiliklerinin aslında nasıl aynı zihin haritasını paylaştığını gözler önüne seren çarpıcı bir analiz.
Türkiye'den İran'a, Mısır'dan Lübnan'a uzanan bu coğrafyada, her milliyetçilik kendini “biricik” ve “kadim” ilan eder. Oysa kitabın gösterdiği gibi, hepsi aynı modern kalıba dökülmüştür:?Batı'ya karşı çıkarken Batı'nın kavramlarıyla düşünür, İslam'ı bir yük sayarken kendine İslam öncesi bir altın çağ icat eder, tarihi dirilteceğini söylerken aslında hâfızayı paramparça eder.
Bu çalışma, milliyetçilikleri birer “hâfıza mühendisliği” olarak okur. Yakın geçmiş silinir, uzak geçmiş mitolojileştirilir. Saray ve şehir düşman ilan edilirken, köylü ve göçebe “otantik öz” olarak yüceltilir. Oysa bütün bu çabalar, Batı'nın içine “dahil edilmenin yollarını” kadim dönemlerde arayan bir özlemden başka bir şey değildir.
Elinizdeki kitap, coğrafyamızın son iki asırlık serüvenini anlamanın yanı sıra modern kimlik siyasetinin evrensel yanılgılarını da görünür kılan bir rehberdir. Çünkü hâfızasını kaybetmiş düşünceler, ne kadar iddialı görünürlerse görünsünler, kendi sınırlarını aşamazlar.
Coğrafyanın Çocukları, görünürde birbirine düşman, hatta birbirini inkâr eden Ortadoğu milliyetçiliklerinin aslında nasıl aynı zihin haritasını paylaştığını gözler önüne seren çarpıcı bir analiz.
Türkiye'den İran'a, Mısır'dan Lübnan'a uzanan bu coğrafyada, her milliyetçilik kendini “biricik” ve “kadim” ilan eder. Oysa kitabın gösterdiği gibi, hepsi aynı modern kalıba dökülmüştür:?Batı'ya karşı çıkarken Batı'nın kavramlarıyla düşünür, İslam'ı bir yük sayarken kendine İslam öncesi bir altın çağ icat eder, tarihi dirilteceğini söylerken aslında hâfızayı paramparça eder.
Bu çalışma, milliyetçilikleri birer “hâfıza mühendisliği” olarak okur. Yakın geçmiş silinir, uzak geçmiş mitolojileştirilir. Saray ve şehir düşman ilan edilirken, köylü ve göçebe “otantik öz” olarak yüceltilir. Oysa bütün bu çabalar, Batı'nın içine “dahil edilmenin yollarını” kadim dönemlerde arayan bir özlemden başka bir şey değildir.
Elinizdeki kitap, coğrafyamızın son iki asırlık serüvenini anlamanın yanı sıra modern kimlik siyasetinin evrensel yanılgılarını da görünür kılan bir rehberdir. Çünkü hâfızasını kaybetmiş düşünceler, ne kadar iddialı görünürlerse görünsünler, kendi sınırlarını aşamazlar.
Kapat
Trustpilot