Cam Kafeste 7 Soytarı

Stok Kodu:
9786258843019
Sayfa Sayısı:
264
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
18,60
Temin süresi 6-9 iş günü
9786258843019
509179
Cam Kafeste 7 Soytarı
Cam Kafeste 7 Soytarı
18.6
Arka Kapak Yazısı:

Bu hikâyede kimse göründüğü kişi değil. Anlatıcısı bile.

Bazı insanlar yüzlerini saklar.
Bazıları geçmişlerini.
Bazıları ise deliliklerini.
Ahmet Duman hangisini sakladığını artık kendisi de bilmiyordu.

Eski bir gazeteci, başarısız bir yazar ve herkesin kaçtığı bir akıl hastası olarak, dünyanın en gizemli sanatçısı Peyami Recai Son'dan aldığı o mektupla hayata tutundu. Yüzünü yıllardır bir maskenin ardına gizleyen bu dâhi, kendi yaşamöyküsünü yazması için Ahmet Duman'ı seçmişti.

Ne var ki bu hikâye daha başlamadan tekinsiz bir karanlığa gömüldü. Peyami'nin zihni, Ahmet'in henüz hazır olmadığı ölümcül bir labirentti.

Geride ise binlerce cevapsız soru bırakan bir yangın, cam duvarların ardına hapsolmuş bir adam ve anlamı ancak kanla çözülebilecek 7 soytarı kaldı.

Ahmet artık sadece bir biyografi yazmıyordu; kendi zihninin labirentinde bir katilin ayak izlerini sürüyordu.

Peki ya en büyük delilik, kafanın içindeki seslere inanmak değil de gerçeğin ta kendisiyse?

















Arka Kapak Yazısı:

Bu hikâyede kimse göründüğü kişi değil. Anlatıcısı bile.

Bazı insanlar yüzlerini saklar.
Bazıları geçmişlerini.
Bazıları ise deliliklerini.
Ahmet Duman hangisini sakladığını artık kendisi de bilmiyordu.

Eski bir gazeteci, başarısız bir yazar ve herkesin kaçtığı bir akıl hastası olarak, dünyanın en gizemli sanatçısı Peyami Recai Son'dan aldığı o mektupla hayata tutundu. Yüzünü yıllardır bir maskenin ardına gizleyen bu dâhi, kendi yaşamöyküsünü yazması için Ahmet Duman'ı seçmişti.

Ne var ki bu hikâye daha başlamadan tekinsiz bir karanlığa gömüldü. Peyami'nin zihni, Ahmet'in henüz hazır olmadığı ölümcül bir labirentti.

Geride ise binlerce cevapsız soru bırakan bir yangın, cam duvarların ardına hapsolmuş bir adam ve anlamı ancak kanla çözülebilecek 7 soytarı kaldı.

Ahmet artık sadece bir biyografi yazmıyordu; kendi zihninin labirentinde bir katilin ayak izlerini sürüyordu.

Peki ya en büyük delilik, kafanın içindeki seslere inanmak değil de gerçeğin ta kendisiyse?

















Kapat