Bütün İnsanlar Ölümlüdür

Stok Kodu:
9786253696115
Sayfa Sayısı:
472
Baskı:
1
Basım Tarihi:
2026-01
Kapak Türü:
Karton Kapak
Kağıt Türü:
2. Hamur
%9 indirimli
33,10
29,90
Temin süresi 6-9 iş günü
9786253696115
502617
Bütün İnsanlar Ölümlüdür
Bütün İnsanlar Ölümlüdür
29.9

Yıl 1279. Toskana Prensi Raymond Fosca'ya zavallı bir ruhu bağışlaması karşılığında ölümsüzlük teklif edilir, Prens iksiri içmekte tereddüt etmez. Bir gün, kıskanç ve kibirli aktör Régina'yla tanışır ve ona yüzyıllar boyunca tanıklık ettiği her şeyi anlatır. Régina ise gitgide karşı koyamadığı bu girdabın içine çekilir ve nihayetinde aşkın ve umudun solup gittiğini kabullenmek zorunda kalır. 20. yüzyılın önde gelen düşünür ve yazarlarından Simone de Beauvoir Bütün İnsanlar Ölümlüdür'de edebiyatın binlerce yıldır cebelleştiği en temel konulardan ikisini, ölümlülüğü ve ölümsüzlüğü ele alıyor. Beauvoir'ın felsefeyle romanı birleştiren üslubu bu eksende hayatın anlamını, zamanı, aşkı ve insanı insan yapanın ne olduğunu da sorguluyor. Sabahtan beri, dünyanın ilk günlerinden beri, hep sıkıntı, hep yorgunluk ve zamanın koşturması. Tezgâhlar uğulduyordu: daima, daima... Evler alev alıyordu, korların ortasında ezgiler yükseliyordu, derelerin mosmor suyuna kan karışıyordu ve makineler inatla uğulduyordu: daima, daima.

Yıl 1279. Toskana Prensi Raymond Fosca'ya zavallı bir ruhu bağışlaması karşılığında ölümsüzlük teklif edilir, Prens iksiri içmekte tereddüt etmez. Bir gün, kıskanç ve kibirli aktör Régina'yla tanışır ve ona yüzyıllar boyunca tanıklık ettiği her şeyi anlatır. Régina ise gitgide karşı koyamadığı bu girdabın içine çekilir ve nihayetinde aşkın ve umudun solup gittiğini kabullenmek zorunda kalır. 20. yüzyılın önde gelen düşünür ve yazarlarından Simone de Beauvoir Bütün İnsanlar Ölümlüdür'de edebiyatın binlerce yıldır cebelleştiği en temel konulardan ikisini, ölümlülüğü ve ölümsüzlüğü ele alıyor. Beauvoir'ın felsefeyle romanı birleştiren üslubu bu eksende hayatın anlamını, zamanı, aşkı ve insanı insan yapanın ne olduğunu da sorguluyor. Sabahtan beri, dünyanın ilk günlerinden beri, hep sıkıntı, hep yorgunluk ve zamanın koşturması. Tezgâhlar uğulduyordu: daima, daima... Evler alev alıyordu, korların ortasında ezgiler yükseliyordu, derelerin mosmor suyuna kan karışıyordu ve makineler inatla uğulduyordu: daima, daima.
Kapat
Trustpilot